Zeki Demirkubuz Filmlerinden Akılda Kalan Replikler

17 Şubat 2019 175 0 0

”Bazen durduk yerde bir olayın bütün yaşamımı değiştireceğine inanırdım. En çokta bu mecburi eve dönüşler sırasında, tam kapıda yakalardı bu duygu. Eşikte öylece kalır, gözlerim dalar, çocuksu bir umutla bir şeylerin olmasını beklemeye başlardım.” -Yeraltı (2012)

”Geçen gece çocuk hastalandı. İlacı bitmiş almak için dışarı çıktım. Sağa sola saldırıp nöbetçi eczane arıyorum. Birden durup dururken içim cız etti. Bi baktım gene aynı karın ağrısı. Öyle özlemişim ki seni. Dönerken bir meyhane gördüm, bir içeri girdiğimi hatırlıyorum bir de rakıya yumulduğumu. Arkasından en az dört cigaralık. Sonra gözümü bi açtım karşıdan karlı dağlar geçiyor. Bir daha açtım başımda bir çocuk, kalk abi diyo Kars’ a geldik. Otobüsten indim yürümeye başladım. Dedim Allah’ ım neredeyim ben, burası neresi? Sonra güç bela burayı buldum. Kapının önünde durup düşündüm, dedim Bekir bu kapı ahiret kapısı, burası sırat köprüsü. Bu seferde geçersen bir daha geri dönemezsin, iyi düşün. Ama olmadı, dönemedim. Sonra bak oğlum dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok kaderin böyle. Yol belli, ey başını usul usul yürü şimdi! ” -Kader (2006)

”Harun: Benimle gelir misin?
Nilgün: Ya olup bitenler?
Harun: Olan oldu, her şey gelip geçiyor.
Nilgün: Hiçbir şey geçmiyor, geçen yalnızca zaman…” – İtiraf (2001)

”Hep insanı tehdit eden, her şeyi küçümseyen hiç bir şeyi beğenmeyen saygısız bencil. Sanki hiç bir şey ona yetmiyormuş, başka bir dünyanın insanıymış da bizi lütfen idare ediyormuş gibi.” -Bekleme Odası (2003)

”Yaşadığım bütün o saçma yıllar boyunca her gün gelişip büyüyen belki de beni var eden his bu olmuştu, kıskançlığın ateşi sonunda bütün benliğimi almış, tamamıyla sarmıştı. Ve artık bunun hep bu şekilde son nefesime kadar süreceğini çok iyi biliyordum. Ancak ağabeyim benden evvel ölürse, benden evvel kara toprağa verilirse belki biraz sükûn bulacaktım. Bu çöl kadar kuru ve sessiz hayatımda artık toprak olmuş bir ölüyü pek kıskanmayacaktım!” -Kıskanmak (2009)

”Hüzünlü bir şiir gibiydi her şey. Artık yavaş yavaş anımsıyordum. Günler geçiyordu. Bildiğim tek gerçek buydu. Şairin dediği gibi, kendimi ağır ve müşfik akan bir suyun koynuna bırakmış, gidiyordum…” – C Blok (1994)

”Sevgili generalim Cevdet Bey, pardon Cevat Bey ve kadirşinas yalakaları; şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden hiç hoşlanmam, bu bir! Kibirden, kendini beğenmişlikten, bütün bu dağları ben yarattım havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim, bu iki! Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim bu üç! Dördüncüsü; gerçeği, içtenliği, samimiyeti çok severim. Ve Dostoyevski’nin dediği gibi: Gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. Arkadaşlığın karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm. Evet buna bayılırım sayın generalim! Arkadaşlık; hassaslık ve incelik isteyen bir iştir. Öyle kabalığa, özensizliğe, alaycılığa gelmez!… Daha ne söyleyecektim? Neyse, niye uzatıyorum ki…” – Yeraltı (2012)

”Ufak bir gösteriş uğruna, bütün hayatını mahveden insanlar tanıdım ben.” -Bekleme Odası (2003)

”Acı çekmek bir şey değil, ama neyin acısını çektiğini bilmemek kahrediyor insanı.” -İtiraf (2001)

 

 

Etiketler: Bekleme Odası, C Blok, İtiraf, Kader, Kıskanmak, Yeraltı, Zeki Demirkubuz Kategoriler: Replikler
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Öyküm Karahan

Kocaeli Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi.

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com