The Game İnceleme

16 Ekim 2018 316 0 2

The Game, Amerikan sinemasının önemli yönetmenlerinden David Fincher‘ın uzun metrajlı çektiği (Allien 3(1992) ve Seven(1995)’dan sonra) 3. filmi. 1997 yılında vizyona giren film, 48 milyon $ bütçeyle çekimlerini tamamlamıştır. Filmin  baş rollerinde Michael DouglasSean Penn ve Deborah Kara Unger var.


Film, tüm hayatını kontrol ederek yaşayan, karısından yeni ayrılmış, babasının genç yaştaki intiharından hezeyana uğramış, Nicholas Van Orton(Michael Douglas)’ın sorunlu,zengin ve yalnız hayatı üzerinden gelişir.  Abisinin aksine kardeşi Conrad (Sean Penn) ise  gamsız, vurdum duymaz bir hayat sürmektedir. Abisinin doğum günü için ortaya birden bire çıkan Conrad “Her şeyi olan adama ne hediye edilebilir ki” mottosundan yola çıkarak onun sıkıcı hayatını biraz olsun renklendirebileceğini düşündüğü bir oyun için ona  bir kartvizit hediye eder. Ana karakterimizin kartvizit üzerinde yazan numarayı aramasıyla birlikte engel olunamaz bir kontrolsüzlük ile karşı karşıya gelir.Bu esrarengiz oyun bir süre sonra oyun olmaktan çıkarak Nicholas’ın tüm kararlarının tamamen gerçek bir şekilde yansıdığı bir ölüm kalım mücadelesine dönüşür.Kısa süre içerisinde başına bin bir türlü musibet gelen ana karakterimizin bir de tüm bunlar yetmezmiş gibi tüm servetini dolandırıcılara kaptırır. Norton, beş parasız ve kimseye güvenemediği, hayatının tehlikede olduğu bu ortamdan zamanla, içine düştüğü tuzağı anlamaya ve içinden çıkmaya başlar.


Filmin en başından beri ritmini koruması ve giderek artan gerilimiyle tahminlerinizi alt üst etmesi, yönetmenin tasarladığı kreşendoyu bir hayli hissettiriyor.

Filmin müzikleri de bir o kadar gizemli bir havaya sokmasını başarmıştır.Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit üçlemesinin efsane müzisyeni Howard Shore bu filmde de oldukça başarılı bir iş çıkartmıştır.

Howard Shore tarafından the game için bestelenmiş parçalar aşağıdaki gibidir.
*Filmde en çok ” House of Pain ” parçası hoşuma gitti. Farklı bir aura katmış.
01 – Happy Birthday,Nicholas
02 – Consumer Recreation Services
03 – Harlequin Clown
04 – House of Pain
05 – Van Orton Mansion
06 – Congratulations on Choosing C.R.S.
07 – Room 277
08 – Illegal Surveillance
09 – Reckless Endangerment
10 – Attempted Murder
11 – Mausoleum
12 – Tung Hoy
13 – Pulling Back the Curtain
14 – White Rabbit [perf. by Jefferson Airplane]

*Buradan  soundtracklere ulaşabilirsiniz:

Ayrıca Michael Douglas, Norton karakterindeki zamansal süreci,yıkım noktalarını muazzam bir kavrayışla keşfetmiş diyebilirim. Özellikle iç güdüsel olarak hayatta kalma arzusunun insana neleri yaptırabileceğini duvar gibi karşımıza çıkartıyor bu filmde.

David Fincher, bir röportajında film hakkında şöyle söyler:
Normalde filmler izleyicilere bir söz verir. Filmler seyircilere der ki: Size göstereceğimiz her şey gerçek ve sonunda hepsinin bir anlamı olacak, aradığınız cevapları bulacaksınız. Ama bizim filmimizde böyle bir şey geçerli değil. Böylece seyircilerden bilgi de saklıyoruz ve cevapları onlara göstermiyoruz, seyirciyle oynuyoruz… Baş karakterimiz kontrolün kendisinde olmadığını biliyor. Başına gelen şeyler elinde değil. Seyirciyi bu duruma sokarak onların da baş karakterimiz gibi hissetmelerini istiyoruz.’’

Yazar: Ersin Yamakoğlu

Etiketler: 1997, abd, David Fincher, deborah kara unger, howard shore, Michael Douglas, nicholas van orton, oyun, sean penn, the game Kategoriler: İnceleme
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Kadir Mutlu

Diziger kurucusu. Celal Bayar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümü mezunu. Yabancı dizileri, filmleri, yazılımı ve futbolu sever.

Benzer Yazılar
Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com