Robert Downey’li Jude Law’lı Bir Serinin İlk Filmi: Sherlock Holmes 1 İnceleme

24 Ağustos 2019 18 0 0

2021 yılında üçüncü filmi gelecek olan Sherlock Holmes serisinin ilk filminin incelemesi ile karşınızdayım. Lafı uzatmadan filmin kısaca sinopsisinden bahsedip incelemeye geçeyim. Kadın izleyicilerin birçoğunun iki favori aktörü Jude Law ve Robert Downey Jr, eşine az rastlanır bir uyumla, beyazperde’de Arthur Conan Doyle’un dünyaca ünlü karakteri Sherlock Holmes’ün yeni versiyonuna hayat veriyorlar. Bu dinamik yeni uyarlamada, Holmes ve cesur ortağı Watson, birbirinden tehlikeli maceralara gözlerini karartıp dalıyorlar. Dövüş tekniklerini, efsanevi zekası gibi silah olarak kullanan Holmes, bu serüvende ülkesini tahrip edebilecek ölümcül bir komployu aydınlatmak için yeni bir düşman ile savaşmak zorundadır. Robert Downey Jr. , efsanevi dedektif Sherlock Holmes’ü daha önce benzeri görülmemiş bir yorumla canlandırıyor. Jude Law ise doktor ve bir savaş gazisi olan, Holmes’ün kadim dostu, güvenilir çalışma arkadaşı Watson rolünde karşımıza çıkıyor. Holmes’ü alt eden ilk ve tek kadın olan ve dedektifle halen çalkantılı bir ilişki sürdüren Irene Adler rolünü Rachel McAdams üstleniyor. Mark Strong gizemli yeni düşman Blackwood rolünü oynuyor. Kelly Reilly ise Watson’ın ilgilendiği Mary rolünde yer alıyor.

Bahsettiğimiz film yüksek derecede Sherlock Holmes içeriyorsa şayet yönetmenden senaryoda bir bilmece, kurnazlık ya da baştan tongayı vermesini bekleriz. Bu tongaları ilk izleyişimde fark edememiştim ama ikinci üçüncü izlediğimde yakalayabildim. İlk baştan bu tongalar fark edilseydi zaten filmin senaryosunda eksiklik bulunurdu. Ama bu filmde ipuçları filmin içine özenle yerleştirilmiş. Yani sizin dikkatinizin üst olduğu bir noktada değil de normal bir akışta ilerleyen sahnelerde aslında filmin sonuyla veya önemli yerleriyle ilgili ipuçları var. En basit örnek Sherlock ve Doktor Watson atlı arabada yolculuk ederken kameralar köprüye dönüyor ve aralarında köprüyle ilgili kısa bir diyalog geçiyor. Spoiler olmasın diye bir şey demiyorum ama filmin sonuna gelince bu dediğini bi hatırlayın. İşte bu da iyi düşünülmüş, Sherlock Holmes filmine yakışır bir hareket.

 

Bana göre aksiyon filmlerinde çekilmesi en zor sahne dövüş sahneleridir. Çoğu dövüş sahnesi basit durur hatta sahnenin çekilmesi için tek yapılması gereken kamerayı yumruklaşan adamlara tutmak gerektiği düşünülür ama işler asla o kadar kolay ilerlemez. Dövüş sahnelerinin doğru çekilmesi için bir kere ortamın ışığını ayarlanması gerekir. Işıktan sonra kavga esnasında çekimi yapılacak açıların ayarlanması gerekir ki bu bana göre çok zor bir iştir. Çünkü seyirci bu tür sahnelerde her türlü hareketi detaylı bir şekilde görmek ve oradaymışcasına izlemek ister. İyi bir dövüş sahnesi için sadece bunlar da yetmez, bir de hareketlerin çok hızlı geçilmemesi gerekmektedir. Yani anlaşılır olursa seyirci daha keyif alır. Bu filmin dövüş sahneleri de bahsettiğim tüm kriterlere uyuyor gibi gözüküyor. Özellikle Sherlock’un öncesinde ne yapacağını slow motion şeklinde planlayıp sonrasında bunu uygulamasıyla izlediğim dövüş sahneleri on numara olmuş. Ayrıca bazılarına yaptığı hareketler ve karşısındaki adamda doğurduğu sonuçlar abartı gelmiş olabilir fakat bunların hiçbirini abartı olmadığını söyleyebilirim çünkü hepsinin anatomide bilimsel bir karşılığı/gerçeği var.

 

Filmin çekim zamanı ile anlattığı zaman arasındaki farkın dağlar kadar olduğunu hepimiz görmüşüzdür. Kabaca bir hesap yapmak isterseniz 2008 yılından 1800’lü yılların sonunu çıkartmanız yeterli (bunun sonucunda yine o dağlar kadar fark çıkacaktır). Aslında şu an değindiğim bu konu da film için bir handikap niteliğinde. Çünkü eğer film bizi görsel açıdan o döneme götürmezse ve biz kendimizi oraya ait hissedemezsek filmden bir kopuş başlar. Tabii ki de bu bir kıymet alâmeti değil ama bence dikkate alınacak kadar önemli. Dediğim gibi film adına bir handikap yaratabilir. Ama yapımcıların bu konuya da dikkat ettiğini rahatça görebiliriz. Ki bu dikkat bu işten alınlarının akıyla çıkmalarını sağlamış. O dönemin caddeleri, sokakları, evleri, arabaları, giyim tarzları… Hepsi gerçekten çok iyi hazırlanmış ve filme eklenmiş.

(SPOİLER)
Çoğu aksiyon/macera filminin en can alıcı noktası hiç kuşkusuz sonudur. Serim bölümü hemen geçilir, düğüm bölümünde kafa karışıklıkları ve soru işaretleri giderilir, çözüm bölümünde ise büyük aksiyon sahneleri gösterilerek film sonlandırılır. Bu yüzden son sahnelerin seyircinin gönlünde taht kurması gerektiğine inanırım ben ve bu beklentiyle izlerim. Bu film için de aynı beklentiyle sonuna kadar gelmiştim ama maalesef beklentilerimi karşılayan bir son olmadı. Tempo yüksek ve tatmin edici bir şekilde ilerlerken Sherlock ve Blackwood’un birebir kavgasına daha özen gösterilmesini beklerdim. Çünkü iki adam da çok zeki ve bunu kullanabilen kişiler. Ayrıca filmin başından beri yüz yüze olmasa da çatışmaları aralarındaki rekabeti daha da artıracak cinstendi. Ama son sahnede şans eseri olaylara çok yer verildiğini düşünüyorum. Hani bir Sherlock Holmes filminde “oha abartmayın bu da olmaz” cümlesini kurmak istemezdim:(. Hâl böyle olunca da daha güzel bir son yazılmasını bekliyorsunuz.

 

Oyuncular ve oyunculuklar hakkında konuşucak olursak öncelikle her bir oyuncu seçiminin cuk oturduğunu söylemek isterim. Sherlocktan polise, polisten kötü adamımıza, kötü adamımızdan hizmetçiye kadar gerçekten her seçim yerinde olmuş. Oyunculuklar ise sırıtmıyor ve başarılı. Robert Downey Jr. efsanesinden ve Jude Law’dan bahsetmeme gerek yok sanırım. Zira bu ikili her filmde olduğu gibi yine harika bir iş çıkarmış.

 

Tarafını seç! Dizideki Sherlock Holmes mu yoksa filmdeki Sherlock Holmes mu? Hangisini ilk önce izlediğine göre çok değişecek olan bu kararı çabuk ver. Savaşa katıl. Seçtiğin oyuncuyu ölesiye savun. Durum aynen de böyle bir hâl aldı dostlarım. Sherlock Holmes sevenlerin tümü ikiye bölündü. Bir tarafta Robert Downey Jr.’ın daha iyi bir Sherlock Holmes olduğunu savunanlar diğer tarafta ise Benedict Cumberbatch’in daha iyi bir Sherlock Holmes olduğunu savunanlar var. Bana kalırsa hiç böyle şeyler için birbirimizi kırmaya gerek yok dostlarım. İkisi de birbirinden yetenekli ve karakterinin hakkını veren oyuncular. Gerçekten hangisinin bu rol için daha uygun olduğuna karar vermek zor. Ki buna gerek de yok. Çünkü aynı kişiyi canlandırmalarına rağmen aslında farklı karakterler ortaya koyuluyor. Yani Robert Downey Jr.’ın Sherlock’u ile Benedict Cumberbatch’in Sherlock’u arasında büyük farklılıklar var. Ki buna birinin sinema birinin ise dizi platformunda çekilmesi veyahut ikisinin de farklı senaryolara sadık kalmak zorunda olması etken.

Dublajlı filmlerin artık günümüzde önemini büyük ölçüde kaybettiğini fark etmişizdir. Herkes filmin orjinal seslerine sadık kalmayı ve hayranı oldukları oyuncuların gerçek seslerini duymayı istiyor. Ki altyazı birçok yönden dublajı geçiyor bir sinemasever için. En çok da İngilizcesini geliştirmek isteyenler için altyazılı film veya dizi izlemeleri tavsiye ediliyor. Yani dediğim gibi çoğu açıdan filmi altyazılı izlemek daha kârlı. Fakat bazı filmler için değil. Her dublajın iyi olmasını bekleyemeyiz tabii ki ama televizyonlarımızda yayınlanan filmlerin dublajları gerçekten çok boktan oluyor. Çok nadir iyi dublajlar çıkıyor. Bu ülkemizdeki nitelikli seslendirme sanatçısının sayısına da bağlı. Bu film ise dublajl açısından bir istisna. Çünkü filmin dublajı acayip iyi. Hangi karaktere hangi sesin verileceği çok iyi seçilmiş. Tıpkı Harry Potter veya Yüzüklerin Efendisi film serilerindeki gibi. Bu sebeplerden dolayı bu filmi imkânınız varsa dublajlı olarak izlemenizi öneriyorum.

Etiketler: Benedict Cumberbatch, Doktor Watson, Hollywood, Jude Law, Robert Downey Jr., sherlock holmes Kategoriler: İnceleme, Sinema
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Can Turbay

Sıkıcı lise hayatından uzaklaşmak, yeni dünyaların kapısını aralamak için filmlere ve dizilere muhtaç olan bir genç arkadaşınız. Aslında tüm insanlığın tek ihtiyacı kendinden bir parça bulabilecek iyi filmler izlemektir.

Benzer Yazılar
Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com