Kim bu yeni Joker?: Joaquin Phoenix

28 Eylül 2018 361 0 1

Joaquin Phoenix, 28 Ekim 1974 tarihinde San Juan, Porto Riko’da doğmuştur. Tam adı Joaquin Rafael Phoenix’dir. Aynı zamanda Leaf Phoenix olarak da bilinir. Babası John Lee Bottom, annesi ise Arlyn Sharon Dunetz’tir. Kendisi gibi sinema oyuncusu olan ve 1993 yılında aramızdan ayrılan River Phoenix’in küçük kardeşidir, Joaquin. River Phoenix’i Keanu Reeves ile birlikte başrolu paylaştığı My Own Private Idaho (1991) filminden de hatırlayabilirsiniz. Jodean Bottom, Rain, Summer ve Liberty isimlerinde dört kız kardeşi vardır. Ailede ismi en doğal olmayan kişi sanırım, Joaquin. 🙂 

Joaquin & River (1985).

Donuk bakışları, ürpertici mimikleri ile psikolojik olarak sorunlu karakterleri başarıyla canlandırmış olan bu harika adam, Joker için biçilmiş bir kaftan. Heath Ledger’ın oyunculuk performansı ile çıtayı yükselttiği bu rolün üstesinden geleceğine ve çok daha iyi bir performans sergileyeceğine inanıyorum.

The Joker’in, Joaquin Phoenix’i canlandıracağı bu filmini de sabırsızlıkla bekliyoruz. 🙂

Bonus:

Bu güzel adamın oyunculuğuna hayran olunası 5 güzel filmi:

1 – Gladiator (2000)

“He sleeps so well because he is loved.”
Bana göre Joaquin Phoenix’e en yakışan rol: Commodus! Göz çevresindeki morluklar, dudağındaki yara izi ve ürkütücü bakışlarının da ayrı bir karizma kattığı bu filmde kötü adamımız Marcus Aurelius Commodus, imparator Marcus Aurelius’ un tek oğlu, ailenin kabusu, kendini tanrı olarak gören, kural tanımaz ve acımasız bir adamdır. O dönem, Roma’da general olan Maximus ise imparatorluğun hiyerarşik basamaklarında gitgide yükselmektedir. Babasının onun yerine Maximus adındaki bu yabancıyı el üstünde tutması da tahtın asıl varisi olan Commodus’u haliyle rahatsız eder. Zaten sorunlu bir kişi olan Commodus, Maximus ve ailesinin öldürülmesi yönünde emrini çıkarmak için fazla beklemez. Tüm oyuncuların oyunculuk dersi verdiği Ridley Scott’ın bol ödüllü bu filmi, gösterildiği sene hem gişedeki büyük başarısıyla hem de aldığı Oscarlar ile isminden epeyce söz ettirmiştir. İyi seyirler. 

2 – Walking The Line (2006)“Because you are mine, I walk the line.”
Country müziğin efsanesi Johnny Cash’ i bu güzel adamdan başka kim canlandırabilirdi? Bence, hiç kimse. Bu filmde 1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç bir gitarist, Memphis’teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete attığı ilk adımıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, çok çok güzel ve uzaklara götüren o sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatır. İyi seyirler.

3 –  The Master (2012)

“I believe, in your profession, it’s called… Nostalgia.”
Eski donanma subayı Freddie Quell (Joaquin Phoenix) , tüm dünyayı alt üst eden II. Dünya Savaşı’nda cephede görev aldıktan sonra ülkesine döner. Fakat bundan sonra ne yapacağını bilmemektedir ve hayatını nasıl şekillendireceği konusunda kararsızdır. Tam bir boşluğa düşmek üzereyken The Cause tarikatının karizmatik lideri Lancaster Dodd (Philip Seymour Hoffman) ile tanışır. Freddie, kısa bir sürede vaazlarıyla meşhur olan Dodd’un sağ kolu olur; başta neyin içine sürüklendiğini tam olarak bilmese de ilerleyen dönemlerde Master’ın önüne dahi geçecektir. İyi seyirler.

4 – Two Lovers (2008)
Brooklyn’de geçen bu filmde Leonard (Joaquin Phoneix), genetik problemler sebebiyle iptal edilen bir evliliğin ardından sorunlu ve depresyonuyla savaş halinde olan bir adamdır. Film sürecinde ailesinin tanıştırdığı ve evlenmesini arzuladığı Sandra (Vinessa Shaw) bir yanda, problemlerle bezenmiş hayatıyla Michelle (Gwyneth Paltrow) diğer bir yanda. Bu iki kadının arasında kalan Leonard’ın gelgitleri üzerine kurulu olan filmin konusu yabancı değil; fakat karakterlerin derinliği ve olay örgüsüyle diğer örneklerinden farklı değerlendirilmeyi hak ediyor. Joaquin Phoenix bu filmde de muazzam bir karakter oyuncusu olduğunu ispatlamıştır. İyi seyirler.

5 – Her (2014)

“Sometimes I think I have felt everything I’m ever gonna feel.”
Bu kez, hassas ve romantik bir karakter olan Theodore Twombly ile karşımızda olan Joaquin Phoenix bu filmde hayatını, yakın gelecekte nadir bulunan bir şeye dönüşmüş olan el yazımı mektupları yazarak kazanmaktadır. Ve bu yıllarda insanların işlerini artık bilgisayar programları yerine getirmektedir. Kusursuz bir yapay zeka programı sunan yeni bir işletim sistemi, onu son derece çekici bir kadın olan Samantha ile tanıştırır. Spike Jonze’un son uzun metrajlı olan bu film, yalnızlık ve yaratıcılık sıkıntısı çeken bir yazarın dram ve komediyle yoğrulan öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Filmin başrolünde Joaquin Phoenix yer alırken, Scarlett Johansson da gizemli bilgisayar uygulamasına sesiyle hayat vermektedir. İyi seyirler.

4 Ekim 2019’da görüşmek üzere ♥

 

Etiketler: DC Comics, Joaquin Phoenix, Joker, Sinema Kategoriler: Özel Dosya
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Ceren Baştürk

Endüstri Mühendisi bir sinefil.

Benzer Yazılar
Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com