Film Önerisi | Kalandar Soğuğu

27 Ekim 2018 278 0 0

Kalandar Soğuğu, Mustafa Kara‘nın yönetmenliğini üstlendiği ve Bilal Sert ile senaryosunu yazdığı 2015 Macaristan-Türkiye ortak yapımı Türk dram filmidir. Başrollerinde aynı zamanda ilk okul öğretmeni olan Haydar Şişman ve Trabzon’da hemşirelik yapan Nuray Yeşilaraz yer almaktadır.”

Kalandar Soğuğu ile 28. Tokyo Uluslararası Film Festivalinden hem En İyi Yönetmen hem de WOWOW ödülleriyle dönen Mustafa Kara, Avrupa’nın prestijli festivallerinden Premiere Plans D’angers’tan da Jüri Özel Ödülü almış, Haydar Şişman ve Nuray Yeşilaraz’ın oyunculukları ve film Altın Portakal’da da taçlandırılmışken, Kalandar Soğuğu’nun Altın Lale olmasa da, festivale (En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Sinematografi ve En İyi Kurgu ödülleri ile) damgasını vurmuş olması filmi izlememde ki önemli unsurlardan oldu.

Film, sisler içerisindeki Karadeniz’in bir dağ köyünde, küçük ailesiyle yaşayan Mehmet(Haydar Şişman)’in, bir yandan geçimini birkaç hayvanla sağlamaya çalışırken, diğer yandan büyük bir tutkuyla dağlarda maden/altın rezervi aramasını anlatır. Sınırlı ve amatör oyuncu kadrosuna rağmen yönetmenin çok iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum.

Kalandar Soğuğu, belgesel ve kurmaca arasında gidip gelen Mustafa Kara‘nın sembolik bir ortamda doğayı her şeyin önüne koymasını ele alıyor. Yavaşlığıyla adeta ağır ağır nefes aldırtan, doğanın eşsiz kucağında derin derin nefes alma arzusunu buram buram hissetiren; kültüre, yaşam mücadelesine,varoluşa dair düşünceler barındıran ve tüm bunları  bize rüyamsı bir atmosfer eşiğinde sunulduğu bir yapım olmuş.

Kalandar Soğuğu, Mehmet’in üzerinden varoluş kaygısını çoğu kez hissedeceğimiz aynı zamanda evin içerisinde ki kadınların onu sorumluluklarını yerine getirmeyen ‘iş yapmaz’ biri olarak görmeye başlamasıyla Mehmet’in; erkeklik sancısını, eril tahakkümünü*, umutlarını, hayallerini yer yer boğazımız düğümlenerek görmekteyiz.
Kara, kadın-erkek ikiliğini erkeği üstün görmeye gerek duymadan çok yerli yerinde anlatmış ve bunu yalnızca Karadeniz kadınlarına has bir özellik olarak göstermeye çalışmamıştır.

Filmi izlerken biraz Mehmet’in küçük oğlu Mustafa’nın gözünden görmeye çalıştım. Umudun her zaman bir yerlerde bizi beklediğini biliyorum, yeter ki inandığımız şeylerden vazgeçmeyelim. Filmi beğeneceğinizi umuyorum. Yazımı Filiz Akın‘ın şu sözleriyle sonlandırıyorum: ”Hiçbir acı ve şanssızlık sonsuza kadar sürmez.”
Opps! Neredeyse unutuyordum, fragmanı buraya bıraktım,iyi seyirler.

*Kitap önerisi:Eril Tahakküm-Pierre Bourdieu

Yazar: Ersin Yamakoğlu

Etiketler: 2015, 28. Tokyo Uluslararası Film Festivali, Belgesel, bilal sert, boğa güreşi, coldofkalandar, down sendromu, En iyi yönetmen, haydar şişman, kalandar soğuğu, mustafa kara, nuray yeşilaraz, salyangoz, varoluş, wowow Kategoriler: Öneri
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Kadir Mutlu

Diziger kurucusu. Celal Bayar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümü mezunu. Yabancı dizileri, filmleri, yazılımı ve futbolu sever.

Benzer Yazılar
Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com