Hisli Omegalar İçin Aşklı Filmler

27 Ekim 2018 239 2 1

Ekim ‘in son haftasonu izlemelik filmlerle sizinleyimm aşk-meşk, hüzün, depresyon, gam, keder…

Two Lovers

Brooklyn’de geçen filmde Leonard(Joaquin Phoenix), genetik problemler sebebiyle iptal edilen bir evliliğin ardından boşluğa düşen ve depresyonuyla savaşma çabası içinde olan bir insan. Film sürecinde ailesinin tanıştırdığı ve evlenmesini arzuladığı iyi insan Sandra(Vinessa Cohen) bir yanda, problemlerle bezenmiş hayatıyla Michelle(Gwyneth Paltrow) diğer yanda. Bu iki kadının arasında kalan Leonard’ın gelgitleri üzerine kurulu olan filmin konusu yabancı değil; fakat karakterlerin derinliği ve olay örgüsüyle diğer örneklerinden farklı değerlendirilmeyi hakediyor.

Filmin felsefesi, İsmail YK‘nın zamanında dediği gibi “Beni beğeneni ben beğenmem. Benim beğendiğimse beni beğenmez. Yoksa ben zurna mıyım HA!” şeklinde özetlenebiliyor.

Kırmızı bir güle koşarken ayaklarının altında ezilen kır çiçeklerini fark etmeyen insanlar izlemeli…

The One I Love

 

Ethan(Mark Duplass) ve Sophie(Elisabeth Moss), her orta sınıf çifti gibi ilişkilerinde sorun yaşar ve derhal evlilik terapistine gitmeleri gerekir. 200 Euro’larını alan terapist, bunları şehir dışında, bahçeli güzel bir eve gönderir. Yalnız, burada işler değişir. Meğerse bu evde Ethan ve Sophie’den birer tane daha varmış. 200 Euro’ya dahilmiş onlar da!

“Aşık olduğunuz insanın daha iyi bir versiyonuyla karşılaşsanız, orjinalini hemen oracıkta terk eder miydiniz?” sorusunun cevabı olan film. Ben ederdim galiba güncellenmişi tercihim.

Filmin bilim kurgu boyutuna odaklanmayı bırakıp verdiği mesaja dikkat kesilinilirse, amaca daha çok hizmet edeceğini düşünüyorum şahsen.

Im Juli

Bu film hakkında saatlerce hatta günlerce konuşabilirim sanırım. Her bitirişimde 10 dakika duvara boş boş bakarak düşündürüyor beni. “Dünyanın güneşe en uzak olduğu ay Temmuz ayıdır. İlginçtir ki bulunduğumuz yarım kürede bu ay aynı zamanda yılın en sıcak ayı olarak da bilinir. Bir adamın güneşini bulmak için yollara düşmesinin ve hemen yanı başındaki ‘güneşe’ olan mesafesinin metaforlarla ve büyüleyici tesadüflerle anlatıldığı bir film Im Juli. Yolun, güneşin ve ayın hikâyesi…”(Alıntıdır.)

Fatih Akın’ın ikinci uzun metrajlı filminde başrolleri Moritz Bleibtreu (Daniel), Christiane Paul (Juli), Mehmet Kurtuluş (İsa), İdil Üner (Melek) oynuyor.

İsa’nın Türkiye sınırına giderken bir yabancı ile  yolda karşılaşmasıyla başlıyor hikaye. İşte bu yabancı Almanya ‘ da fizik öğretmenliği yapan Daniel. İsa bagajında bir cesetle Türkiye sınırına doğru Mercedes’iyle  ilerlerken Daniel ‘le kesişiyor hayatları.

Son olarak… Akın, gerçek aşkın duyguyu da mantığı da dengelemesi gerektiğine inanıyor olmalı ki bir röportajında bir yanının Juli diğer yanının Daniel olduğunu söylüyor. Juli duyguyu, Daniel mantığı temsil ediyor. Gerçek aşkın öyküsünü olabilecek en naif anlatıyla sunuyor.

“Aşkım, kilometrelerce yol kat ettim, nehirleri geçip, dağları aştım. hüsrana uğradım ve ızdırap çektim, nefsime karşı koydum ve güneşi takip ettim, böylece senin önünde duruyorum ve sana seni seviyorum diyorum.”

Filmin başlarında güneş tutulması yaşanır… Ay Dünya ile Güneş’in arasına girer… Daniel güneşe tutulmuştur.

Yazar: Kübra Gafuroğlu

Etiketler: Elisabeth Moss, Fatih Akın, Im juli, MArk Duplass, The One I Love, Two lovers Kategoriler: Sinema
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Kadir Mutlu

Diziger kurucusu. Celal Bayar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümü mezunu. Yabancı dizileri, filmleri, yazılımı ve futbolu sever.

Benzer Yazılar
Yorumlar
  1. -

    Tebrikler gerçekten güzel bir yazı olmuş . İd:ben zurna miyim ha!

    1. -

      Teşekkür ederim Barış Bey. Estağfurullah değilsiniz.

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com