Film Önerisi: The Tale

Film Önerisi: The Tale

6 Ocak 2019 224 0 0

Önereceğim filmin ismi The Tale, 2018 yılı HBO yapımı dram ve gerilim filmidir. Aslında bu türlere otobiyografiyi de ekleyebiliriz. Çünkü film, filmi çeken yönetmen Jennifer Fox ile doğrudan bağlantılı. Senaryosu da Jennifer Fox‘a ait ve kendi çocukluğunu konu alıyor. Konu olarak şu alıntı yetecektir;

40’lı yaşlarında bir belgesel film yapımcısı ve üniversite hocası olan Jennifer Fox (Laura Dern), annesinin 13 yaşındayken yazdığı bir hikayeyi bulmasının üzere panikle eve çağırılır. Hikaye, Jennifer’ın 13 yaşındayken kendisinden çok büyük olan binicilik ve koşu öğretmeniyle yaşadığı ilişkiyi ve ilk cinsel birlikteliğini konu almaktadır. Annesini çok sinirlendiren bu hikayeyi yazdığını tamamen unutmuş olan Jennifer, hikayeyi tekrar düşünmeye başlarken, bir yandan da geçmişini ve şimdi çok uzaklarda kalan bu ilişkinin masumiyetini sorgular. Olayların aslında kendi hatırladığından farklı şekilde geliştiğini anlaması, kendisine senelerdir bir masal anlattığını fark etmesine yol açar.

Başrollerinde Big Little Lies dizisindeki ve Rambling Rose filmlerinden hatırlayacağımız dramayı çok iyi oynayan, başarılı aktris Laura Dern var. Diğer başlıca oyuncuları ise Isabelle NélisseElizabeth DebickiJason Ritter. Çocuğun ve Laura Dern‘in oyunculukları kesinlikle çok başarılı.

Film gerçek bir drama ve gerçek yaşanan olaylardan kurgulandığı için içine çekiyor ve ilk başta bir şok etkisi yaratıyor. Konusu itibariyle biraz hassas ama işlenmesi gereken bir konu. Çocuk istismarı var ama ajitasyon yapılıp anlatılmıyor, bütün gerçeklikliğiyle ve kimseyi suçlamadan yapılıyor. Kurgusu ve geçmişe dönüşlerini eksiksiz yapıyor. Burada Jennifer Fox‘a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Çoğu kişi başına böyle bir olay gelse bırakın bunu film yapmayı, bahsedemezdi bile kimseye. Fakat Jennifer Fox cesaret örneği göstererek ve hatırladığı gibi aynen aktarmış. Çoğu noktada sinirleniyorsunuz ama hayatın gerçeklerini kabul etmek zorunda kalıyorsunuz. Özellikle sonunda gerçek fotoğraflar ve gerçek hikayeyi(aslında filmle neredeyse birebir olan gerçek hikaye) görüyorsunuz. Bağ kurmamak imkansız hale geliyor.

Aile ve çocuk ilişkisini, çocuğun psikolojisini, ailenin çocuğu ne kadar denetlemesi gerektiğini ve kimlerle iletişim kurduğunu sorgulaması gibi konularda ibret verici bir hikaye ve gerçekten de adı gibi bir hikaye sunuyor. Sanki Jennifer Fox‘un günlüğünü okuyormuş gibi izliyorsunuz.

Filmde mutlu, güzel anlar da var. Hep kötü gösterilmiyor elbette. At binmeyi çok sevdiği, ilk başta harika çocuk – eğitmen ilişkisini gösteriyor. Hatta masumane bir aşk olarak yazdığı hikaye de eğer derine inmeseydi bir öğretmen aşkından ileri gitmezdi. Profesyonel hayatı olan belgesel yönetmenliğinde de oldukça mutlu ve başarılı hayatı gösteriliyor.

Çocuk yaşında öyle güzel ve saf bir aşkı öylesine yanlış kişiye yaşamış ve inanmış ki, rahatsız eden kısmı bu oluyor. Çünkü çocuğa göre o zamanlar hiçbir sıkıntı yok. Hatta büyüdükten sonra bile annesi sayende hatırlayana kadar sıkıntı çekmiyor ama hatırladıktan sonra işler değişiyor. Her hatırlayıp geçmişe gittiğinde daha çok yara alıyor Jennifer Fox. Gerçeği bulmak uğruna şimdiki hayatını dondurup sürekli 13 yaşına dönüyor.

Bayan G.(Bilerek sansürlendiğini düşünüyorum ismin) ve Bill ilk başta çok iyi eğitmen gözüküyor fakat oyunları sonradan ortaya çıkıyor. Aile dışında kimseye güvenilmemesi gerektiğini hatırlatıyorlar. Dengesiz tavırlarıyla önce çok ilgili, sonra çok zalim bir ikili oluyorlar. Cezalarını çekti mi bilinmez ama filme göre sonunda hala Bill karakteri akıllanmamış gözüküyor.

Aile kısmında ise 5 çocuktan biri Jennifer Fox ve aile açıkca onu ihmal ediyor. Diğer çocuklarla ilgilendiği kadar ilgilenmiyor ve sessiz bir çocukluk geçirdiği için çocuk bütün kötülüklere ve istismarlara açık hale geliyor. Başına herhangi bir başka kötü olay gelmesi içten bile değilmiş. Aileyi sorgulatıyor film, ailenin(en azından annenin) aklı başına sonradan geliyor ama iş işten geçmiş oluyor ne yazık ki. İçine kapanık bir çocukluk sonucu yalnız kalıyor hep Jennifer. Her şeye rağmen en sonunda geldiği noktada başarılı ve kendi ayakları üstünde duran bir kadın olsa da geçmişin kimseyi rahat bırakmadığı gibi onu da rahat bırakmıyor.

Çok kişisel bir hikaye ve izlenmesi zor da olsa izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle drama sevenler kaçırmamalı. Benzer konuda çok film yapıldı ama bu filmi hem teknik hem işleniş olarak ayıran Jennifer Fox‘un ajitasyon yapmadan bütün gerçeklikleriyle geçmişini açması ve izleyiciyi suçlu bulmaktan öte ”böyle bir hikayem var” diyerek sunuyor bizi The Tale‘yi. Alta kendisiyle film ve olanlar hakkında yapılan röportajı bırakıyorum.

Etiketler: biyografi, Çocuk İstismarı, Documentary, dram, Gerilim, Jennifer Fox, Laura Dern, The Tale, Yönetmenlik Kategoriler: Öneri
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Onur Tipi

Makine mühendisliği mezunu. Dizi ve filmleri izlemeyi ve yorumlamayı severim. 25 yaşındayım ve Ankara'da yaşıyorum.

Benzer Yazılar
Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com