Doctor Who İncelemesi

19 Şubat 2018 364 0 0

 

Öncelikle söylemeyim ki Doctor Who çocukluğumdan beri takip ettiğim bir dizidir. O zamanlar uzaylıların gerçekçi görüntülerinden ve Doctor‘un yaşam ile ölüme karar veren, sert bir karakter oluşundan korkuyordum. Şimdi düşününce Doctor‘un karanlık yönünün olmadığını söyleyemem ama o zor kararlar vermesi gereken biri ve bazı kararları onu kötü karakterlerden daha beter gösteriyor, Doctor‘un da o karanlık günlerle içsel mücadelesi epey zorlayıcıdır. Bunu da yalnız yapmaması gerektiğini zamanla fark ediyor. Bu yüzden Companion denilen Yol Arkadaşları ile birlikte seyahat ediyor.

Doctor’u kabaca tasvir etmem gerekirse; mavi kutusu olan deli bir adamdır. / Mad man with a blue box. Doctor; Gallifrey gezegeninden, insana benzeyen dış görünüşe sahip ancak rejenerasyon gücü ile bedenini değiştirip, 12 kere tam bir insan hayatı yaşayabilen, Zaman Lordu denilen bir uzaylı türüdür. Bu ırk, Zaman Girdabı gibi bilimsel meselelerle milyonlarca yıl meşgul olduğundan zaman ve mekan bilgilerinde diğer ırklardan daha öndedir. Zaman Lordları yüzlerce zaman makinesine sahip. T.A.R.D.İ.S yani Time And Relative Dimension In Space, uzaydaki zaman ve izafi boyut. Tardis sadece bir makine değil tabi, ruha sahip olduğunu görüyoruz.

Tardis, Doctor‘un ne zaman nerede olması gerektiğine karar veriyor ve Yol Arkadaşlarından hoşlanmadığında da belli ediyor. Filmdeki vefakar, tatlı karakterlerden biridir ve Tardis‘in -10. Doctor’da- canlı bir varlık olduğunu öğrenmemiz Doctor‘un asla yalnız olmadığını anlamamızı sağlıyor.
Doctor‘un her yere girmesini sağlayan kimlik kartı işlevi gören Psychic Card/Psişik Kağıdı vardır. Doctor, tüm ırkları tanır ve tüm teknolojileri de bilir bu yüzden nereye nasıl girileceğini, türlere nasıl davranılması gerektiğini bilir. Psişik Kağıt da ihtiyacınız olan kimliği, kredi kartını, giriş kartlarını, davetiyeleri, unvan yazılarını düzenler.

   Doctor’un diğer önemli eşyası Sonic Screwdriver/ Sonik Tornavidası, tahta ve ölü kilitle/death locke mühürlenmiş şeyler hariç her türlü materyali eğip büker ve tamir edip bozabilir. Doctor çoğunlukla kilitleri açmak, makinelerin tamiri ve bir şeyleri patlatmak için kullanır.
Şimdi hayal edelim, zaman makinesine sahip, evrenle ilgili muazzam bilgiler kafasında birikmiş, sonik tornavidası ve psişik kağıdı ile her yere girebilen, her zamana gidebilen bir kişi düşünün… Anlıyorum, diziyi izleyen çoğu kişi de Tardis’e sahip olmak istiyor ama her güç beraberinde sorumluluk gerektirir. Doctor‘un bilgisi herkese yardım edebileceği nitelikte ve zamanın her ucuna ulaşabilir araçlara sahip. Normal yaşantımızdaki doktor hasta sorumluluğu dizideki Doctor’un tüm yaşamına yayılmış durumda. Bazen Doctor’a bile ağır gelir bu durum.

Doctor elbette denemekten ve yardım etmekten vazgeçmiyor ama Klasik Serinin sonunda ve Yeni Serinin başında Savaş Doctor’u: “NoMore!” demeye başlıyor, yani bu kadar yeter. Yeni Serinin ilk bölümünde 9. Doctor’u ilk kez gördüğümüzde, Yol Arkadaşı Rose’a ilk sözcüğü: “Run!” yani koş, olmuştu. Savaş Doctoru’ndan sonra Doctor gerçekten sürekli kaçıyor, kendi de bunun farkında. Kendi ırkı yok olmak üzere bir savaşa girmiş ve Doctor bu savaşa çözüm yolu arayışında koşuyor, umutsuzluğa kapılmamak için ırkının amansızca ve aptalca savaştığı düşüncesinden kaçıyor. Gerçekten sorunu çözmek istiyorsak, problem bataklığının ne kadar boğucu olduğundan kaçınmamız gerek, kendimizi sorunla yüzleşecek kadar hazır hissedene dek.

Fark edeceksiniz, ailesi ve ırkı ile ilgili sorular duyduğunda aşırı tepki verip sinirlerine hakim olamıyor, kaçtığı şeyin hatırlatılmasını istemiyor ancak zamanla sorunla yüzleşmek adına sorunu tanımak adına Zaman Lordlarını anlatmaya başlıyor. Bu ancak Martha Jones zamanında olacak.

Yeri gelmişken Yol Arkadaşlarından bahsedeyim. Doctor düşüncelere dalmışken basit ayrıntıları ve gözü önündeki şeyleri kaçırabiliyor, yol arkadaşları ona ayrıntıları gösterir. Ve duygusal kararlar verip tavizler vermesi gereken, geri çekilip, pes edip daha sonra savaşını sürdürmesi gereken yerlerde yol arkadaşları Doctor‘u yönlendirir. Özellikle diğer türlerle iletişiminde Doctor‘u sevilebilir, anlaşılabilir kılmak adına ve bu işlevde yol arkadaşları edinmiştir. (Bknz: 12. Doctor ve Craig ilişkisinde, sen benim bebeğimsin, diyor. Kucağında bebek taşıyan insanlar sevimli gelir ve onlarla iletişim kurmak istersin. Doctor’un yanındaki insanlar da o bebektir. Tabii Craig meselesinde pis bir espri yok değil.:)

Bu dizinin en sevdiğim yanı, tüm karakterlerin sürekli devinim ve değişim halinde olması. Etrafındaki kişiler ve olaylara göre herkes ders alıp kendini yeniliyor. Hatta en önemli karakterler bile asla kadroya kök salamıyor. Doctor karakteri ve Yol Arkadaşları iki sezonda bir değişir ancak merak etmeyin anafikir hep aynıdır. Şimdi kısaca Yol Arkadaşlarını anlatayım, spoiler vermemeye çalışacağım.


Rose Tyler; herkesin hikayesini dinleyip empati kurabilen ve her canlının değerli olduğuna inanan, gerçekten de kişilerin içindeki iyiliği ortaya çıkaran biri. Hatta canlıya değer vermeyenleri -bu bizzat Doctor dahi olsa- haşlayan bundan çekinmeyen güçlü bir karakter. Bilgili yani entelektüel zekası olduğu söylenemez ancak vefalı ve anlayışlı, iyi ruha sahip biri. Doctor‘un da Savaş Doctoru’ndan sonraki rejenerasyonu 9. Doctor’un da bu şekilde kalbinin temizliği ile ona yardım edecek birine ihtiyacı vardı. Doctor Rose’u sonsuza dek unutmayacaktır.

Martha Jones; 10. Doctor’un Yol Arkadaşı. Martha ile ilişkisinde Doctor mesafeyi ayarlayamıyor o yüzden epey gergin bir ilişkileri var yine de ikisinin de kendisini tanıması adına bu zorlu arkadaşlık gerekli idi. Rose’un kaybını atlatamayan Doctor ve ilgi bekleyip Doctor’un hareketlerini yanlış yorumlayan Martha söz konusu. Bu arada Martha tıp doktoru, zeki biri.

 

Donna Noble; 10. Doctor’un yakın arkadaşı. Donna, açık sözlü, yetenekli, ayrıntıları yakalayan, bir sürü kısa süreli işe girip çıktığı için neredeyse her şeyden anlayan dolayısıyla fikir yürütebilen biri, ayrıca girişken. Donna’nın annesi ona işi, bekar oluşu vb konularda sürekli dır dır yaptığı için aşağılanma, dışlanma, laf yeme gibi durumlara son derece hazırlıklı, sağlam bir karakter, pes etmez ve duruşunu sürdürebilir. Doctor’un gerçekten arkadaşı olmuştur, onun duygusallığı ile dalga geçen, birlikte gezip eğlendikleri, ara sıra laf sokan, Doctor’un ayaklarının yere basmasını sağlayan ve daha gerçekçi olmasını sağlayan biri, Donna.

Şöyle diyebiliriz; savaştan 9. Doctor doğmuştur, aşk hikayesinden 10. Doctor, arkadaşlıktan 11. Doctor.

Amy ve Rory Pond; 11. Doctor’un arkadaşı ve ailesi. Amy, sözünü dinleten, hayatta kalma içgüdüsü yüksek, içinden geleni söyleyecek kadar cesur, vefakar biri. Rory, erdemleri olan, ne yapması gerektiğini bilen biri, Amy’e gerçekten aşık ve onu nereye olursa olsun takip eder. Rory daha çok içine kapanık, kendi halinde takılan biri, Amy onun cesur ve atılgan yönünü ortaya çıkarıyor. Elbette 11. Doctor ile bu ikili bir araya geldiğinde üçlü/trio’nun mükemmel gücü ortaya çıkıyor. Birlikte piknik yapmaları, birbirlerine destek olmaları ve gerektiğinde kızıp öfkelenmeleri tam bir aile tablosu oluşturuyor gerçekten.

Clara Oswald ve Bill Potts da Doctor’un diğer iki yol arkadaşı. Güncel sezonları takip edip onları kendiniz keşfedin isterim.

Her bölümde başka bir uzaylı saldırısını izlemek bana şunu hatırlatıyor, bir şeyi tanımadığımızda ve bilmediğimizde korkuyoruz ve aslında aptalca olan kararlar alıyoruz. Bilim teknoloji, dil bilim… hepsinde gelişmeliyiz ki farklı türler ile etkileşime geçebilelim, amaçlarını anlayabilelim.

Diğer yandan her bölümde bambaşka bir gezegen ve farklı bir türün yaşam tarzını görüyoruz ve hepsinin temelinde; kendini koruma içgüdüsü, duygular, yaşamın kendisi var. Çok da farklı değiliz, diyorum öyle olunca. Ve uzaylılardan korkmanın ne kadar mantıksız olduğunu keşfediyorum, bizzat kendim de uzayın parçası iken. Yapmamız gereken öğrenmek, evreni ve sınırları, elbette ötesini…

Bu tarz hayal dünyası geniş ve olaylardan ders alarak ilerleyen dizileri keyifle izliyorum. Aklımıza asla gelmeyecek şeyleri bize gösterip, tüm dünya ile paylaşıyor. Size de ufkunuzu genişletmek adına tavsiye ederim, iyi seyirler.

 

Yazar: Nisa Aktaş

Etiketler: companion, danna noble, dizi inceleme, doctor, Doctor Who, rose tyler, tardis, yol arkadaşları Kategoriler: İnceleme
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Kadir Mutlu

Diziger kurucusu. Celal Bayar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümü mezunu. Yabancı dizileri, filmleri, yazılımı ve futbolu sever.

Benzer Yazılar
Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com