Dark İnceleme

8 Eylül 2018 585 2 4

Einstein’ın selamıyla başlayan Dark dizisi daha ilk saniyelerden bizi nasıl bir soru üçgenine sokacağının işaretlerini vermeye başlıyor.  Soru işaretleriyle dolu olan ve cevabını buldukça başka bir soru işaretine denk geldiğiniz Dark, Alman yapımı ilk Netflix orijinal dizisidir.  Netflix iki yıl önce bizlerle tanıştırdığı Stranger Things ile olan benzerliği sık sık gündeme gelmiş olsa da yapı itibariyle tamamen bağımsız bir dizi oldukları birkaç bölümden sonra daha iyi anlaşılıyor.

“Geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek arasındaki fark sadece bir illüzyondan ibarettir.”

                                                                                                                              Albert Einstein

Almanya’nın küçük bir kasabası olan Winden’de çocukların kaybolmasıyla başlayan gizemle beraber birden fazla aileyi ve birden fazla nesli kapsayan karanlık bir geçmişin içinde kendinizi buluyorsunuz. Dizinin ilk sahnesinde gösterilen ve izleyicilerin anlamlandıramadığı o tabloya dizi bittikten sonra tekrar döndüğünüzde aslında dizinin özetini ilk 10 saniyede size izlettiklerini fark ediyorsunuz. Dizinin orijinal dilinin Almanca oluşu bazı konularda dezavantaj yaratabiliyor. Daha çok İngilizce yapımlara olan alışkanlığımızın ve bazen konuşanları direkt anlamamızın verdiği o rahatlığı bu dizide maalesef bulamıyoruz. Diline hiç hâkim olmadığımız konuşmaları anlamak için pür dikkat diziyi izlememiz ve sadece diziye odaklanmanız gerekiyor.

Dark’ta başrol sisteminin olmaması ezber bozan bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Diziyi bitirdikten sonra, dizinin çok fazla karaktere sahip olmasına karşın kendinizi yakın gördüğünüz bir karakterden bahsetmek imkânsız. Diziye Almanya’nın o genel anlamdaki soğukluğu geçtiğinden mi yoksa dizinin isminden de anlaşıldığı gibi karanlık bir hava vermek istedikleri için mi böyle bilmiyorum. Ancak bu durum rahatsız edici bir özellik olarak karşımıza çıkmıyor çünkü karakterler harika iş çıkarıyorlar. Diziye Einstein sözüyle başlamalarının yanı sıra çok sık bilim adamları ve felsefecilerin sözlerine de yer verilmiş. Anlatmak istedikleriyle bu sözlerin altında yatan mesajların uyumundan dolayı bu sözleri çok iyi takip etmek gerekiyor. Dark’ın yavaş ilerleyişi ve bu sanatsal işleyişiyle bazı kişiler tarafından sıkıcı bir tarzı olduğu eleştirilse de kendi türünde özgün bir havası olduğunu unutmamak gerekir.

*Yazının buradan sonrasında kurgu olarak olmasa da konusu hakkında spoiler içermektedir.*


Gelelim dizinin konusu olan zamanda yolculuğa… Eğer Back to the Future ya da Predestination filmini izlediyseniz dizinin konusuna hiç yabancılık çekmeyeceksiniz demektir. Hatta bazı sahnelerinde diğer izleyicilere göre daha rahat tahminlerde bulunacağınız aşikâr. Zamanda yolcuğu konu alan filmlerin en büyük sıkıntısı bunu maksimum iki saatte anlatmak zorunda olmalarından kaynaklanan anlaşılma problemiydi. Ancak Dark bu olayı 10 bölüme yayarak, konuyu yavaş yavaş inceliyor ve böylece bütün taşlar yerine otururken temelde bir sallantı meydana gelmiyor. Back to the Future’da yakaladığımız o eğlenceli ve komik havayı bu dizide bulamıyoruz ancak Predestination’daki o gizemli hava Dark için de geçerli olmuş. Dizinin 1953-1986-2019 yılları arasındaki geçişleri gerçekten kaliteli yaptığını düşünüyorum. Ekranı ikiye bölerek ve karakterlerin yüzüne yakınlaştırarak aynı karakterin farklı zamanlarda verdiği tepkileri izlemek keyifliydi. Bazı karakterlerin geçmiş ve güncel hali o kadar çok birbirine benziyor ki daha ismini söylemeden hangi karakter olduğunu anlayabiliyorsunuz. Çok iyi bir gözlem yeteneğiyle kadro seçimi olmuş. Dizide karakter sayısının fazla olması ve üç nesli aynı anda incelemeye çalışmasından kaynaklanan “Bu karakter kimdi?” sorusunu çok sık sormaya başlıyorsunuz. Bu yüzden karakterlerin soy ağacını gösteren görseli yazının sonuna bırakıyorum.

Belki fark ettiniz belki de gözünüzden kaçtı bilmiyorum ama yıllar arasında neden 33 yıl var sorusunu sorduysanız bunu diziyi izleyerek öğrenmenizi tavsiye ediyorum. Özellikle neden 33 yıl sorusunun cevabı beni beklediğimden daha çok tatmin etti. Bu arada 1. Sezon 10 bölümde DeLorean göndermesiyle Back to the Future hayranlarını mutlu ettiğini düşünüyorum.

“Zamanı değiştirebilir miyiz yoksa kader yine kendini tekrarlar mı?” Bu sorunun cevabını öğrenmek ve yavaş yavaş içinize işlenen bu gizemin bir parçası olmak istiyorsanız, Dark doğru bir seçim olacaktır. İyi seyirler.

 


DARK  KARAKTERLERİ SOY AĞACI

Yazar: Serkan Sağlam

Etiketler: Back to the Future, Dark, Netflix, Predestination, Stranger Things Kategoriler: İnceleme
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Kadir Mutlu

Diziger kurucusu. Celal Bayar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümü mezunu. Yabancı dizileri, filmleri, yazılımı ve futbolu sever.

Benzer Yazılar
Yorumlar
  1. -

    Noah’ın Bartosz olduğunu düşünüyorum. Yanılıyor muyum sizce?

    1. -

      Elimizde sağlam bir kanıt olmamakla beraber ikisini aynı karede gördüğümüzde benzer bir his bende de oluştu. Noah’ın not defterini Bartosz’a vermesi bu fikri destekliyor. Aynı zamanda Noah’ın, Agnes Nielsen’ın eşi olduğunu düşünüyorum.

Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com