Çizginin Ötesinde Ne Var?

Çizginin Ötesinde Ne Var?

16 Aralık 2017 407 0 0

1990 yapımlı Flatliners’ın yeniden uyarlanan filmini henüz yeni izleme fırsatı bulabildim. 2-3 saat önce izledim ve hemen bu yazıyı yazma gereği duydum çünkü sizin de benim gibi cuma gecenizi bu filme ayırmanızı istemem.

28 Eylül’de vizyona giren filmde bir grup tıp öğrencisinin öldükten sonra ne olacağını merak etmesi üzerine kalplerini 1-2 dakika boyunca durdurup sonra tekrar hayata dönmeleri üzerine gelişiyor. Film önce Ellen Page‘in araba kazası yaptığı bir sahnesi ile başlıyor ve daha sonra bizi 9 sene sonrasına götürerek hikayesine devam ediyor. Tempo bir artıyor bir düşüyor ve doğal olarak kafanızda soru işaretleri beliriyor. Bu soru işareti ile yaklaşık 50 dakika filmi izlemeye devam ettikten sonra bile zar zor olay örgüsünü çözüyor ve filme kendinizi verebiliyorsunuz. Senaryoda da bir sürü boşluk olduğundan soru işaretleriniz finalde bile kafanızda kalıyor.

Peki bu çizginin ötesinde ne var? Filme göre öldükten sonra yaşarken yaşadığınız ve sorumluluğunu almadığınız olaylar ve vicdanınız ile baş başa kalıyorsunuz. Ölüm gerçekleştiğinde ise önce etrafa bir göz attıktan sonra keşfe çıkıp çılgınlar gibi eğleniyor, motorsiklet sürüyorsunuz ve son olarak vicdanınız sizi kaçtığınız sorumluluklara götürüyor.

Fragmanda çizdikleri Azrail imajının yanından bile geçmemişler. Üstelik hayata döndüklerinden sonra zihinleri daha kuvvetli çalışıyor, daha neşeliler ve daha enerjikler. Bana ölmemişler, diğer tarafı görmemişlerde  sanki uyuşturucu etkisi altında kalmışlar gibi geldi. Ayrıca Courthney rolünde izlediğimiz Ellen Page gibi bir oyuncunun ziyan edilmesine inanın çok üzüldüm. Page’in karakterinin çok fazla soğuk olduğunu ve üstünkörü işlenmiş olduğunu düşünüyorum. Filmi sürekli ”neden bunu yapıyor” soruları eşliğinde izledim. Senaryosu kabaca güzel olduğundan biraz daha çalışılıp daha iyi oyuncularla desteklendiğinde çok daha iyi bir film ortaya çıkarılabilirdi.

Filmi bana sevdiren tek nokta ise Nina Dobrev‘i artık sinemada görece daha kaliteli yapımlarda izlemeye adım atmış olmak. XXX: The Return of Xander Cage gibi bir rezaletten sonra bu filmdeki rolü ilaç gibi geldi.

Artık neredeyse kültleşmiş olan 90 yapımlı film ile karşılaştırmak gerekirse kesinlikle ilk film çok daha iyi. Senaryosunda daha az kopukluk var ve o dönemdeki teknoloji ile çıkarılabilecek en güzel yapımı çıkardıklarını söyleyebilirim. Sanırım bu yıldan öğrendiğimiz bir şey var ise o da teknolojinin her şeyi güzel yapmadığıdır. Flatliners (2017) ve Blade Runner 2049’dan aldığımız ders ile de bunu tastiklemiş bulunuyoruz.

Bir film ne kadar güzel satılır, reklam nedir ve ne işe yarar tekrar öğrettikleri için teşekkür ederim. İyi ki sinemada izleyip en azından paramdan olmadım.

 

Not; Eğer ölümden sonraki hayat ile ilgileniyor ve korku filmi de seviyor iseniz size önerim kesinlikle The Lazarus Effect (2015). 

Yazar: Sevda Yıldırım

Etiketler: Ellen Page, Flatliners, Nina Dobrev Kategoriler: İnceleme, Sinema
paylaş TWEET PIN IT PAYLAŞ paylaş paylaş
Kadir Mutlu

Diziger kurucusu. Celal Bayar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümü mezunu. Yabancı dizileri, filmleri, yazılımı ve futbolu sever.

Benzer Yazılar
Yorum Yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Media Auto Publish Powered By : XYZScripts.com